Ölürsem Şehit,Kalırsam Gazi

         Aziz milletimizin asırlardır Anadolu toprakları üzerinde verdiği varoluş mücadelesinin şifresi “Ölürsem Şehit, Kalırsam Gazi” söyleminde saklıdır. Bilindiği üzere Osmanlı İmparatorluğunun kurucusu Gazidir, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazidir, İlk Meclisimiz Gazidir, son meclisimiz Gazidir, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Gazidir. Gazilerimizin varlığı, onların aziz hatırası milletimizin şerefidir.  
 
     Bu coğrafyanın ruhunda, bu ülkenin her taşında, her toprağında, adları sanları bilinmeyen milyonlarca gaza erinin, şehidin, gazinin kanı bulunmaktadır. Tarih  boyunca nice savaşlar, nice çatışmalar yaşayan bu coğrafyanın sakinleri olarak bizler, istiklali ve istikbali için her daim teyakkuzda olan bir milletin evlatlarıyız.

       Milletimiz, 15 Temmuz'daki darbe girişimini canları pahasına engelleyerek, kendi iradesine sahip çıkarak, şehit ya da gazi olma sevdasıyla tüm şehirlerimizde onurlu bir duruş ortaya koyarak hain darbe girişimine dur demiştir.
 
      19 Eylül “Gaziler Günü” nde, gönlümüzde yerleri her zaman farklı olan kahraman şehitlerimize, cesaret timsali gazilerimize karşı vefa borcumuzu bir nebze de olsa sunma imkânı verilmiştir.

      Vatanımız bizlere şehitlerimizin ve gazilerimizin mirası ve emanetidir. Gaziler Günü vesilesiyle, bu kutsal emanete kararlılıkla sahip çıkarak ve ülkemizi en güçlü şekilde geleceğe taşımak için elbirliğiyle çalışmalıyız.
 
     Bu vesileyle Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal'e İstiklal mücadelesindeki önderliğinden dolayı 'Müşir ve Gazi' unvanı verilişinin yıldönümünü ve Gaziler Günü'nü en içten duygularımla kutluyor, tüm gazilerimize minnet ve saygılarımı sunuyorum.